Ekmek, Un, Şeker Yok; Yoksulluk, Sefalet ve Açlık Var 

Ekmek, Un, Şeker Yok; Yoksulluk, Sefalet ve Açlık Var 

Haber

Ekmek, Un, Şeker Yok; Yoksulluk, Sefalet ve Açlık Var 

Ülkemiz ekonomik kriz nedeniyle un, ekmek ve yağ fiyatlarının önüne geçilemez artışıyla doruk noktasına ulaşan eşi benzeri görülmemiş bir gıda krizinin içerisinde. Endüstriyel şirket tarımına dayalı gıda sistemine içkin sorunlar, beraberinde halkın ekmek, yağ ve şeker gibi temel enerji kaynağı olan gıdalara erişimine yansıyan kısıtlamaları getirerek derin bir sefalete ve açlığa kapı araladı. Piyasa mekanizmasına bağımlı bu gıda sistemi, stoklama, fiyat spekülasyonları, ithalat ve ihracat süreçlerindeki belirsizliklerle birleşerek toplumun yoksul kesimlerine karın tokluğunu arattıracak seviyeye ulaştı. 

Şahitlik ettiğimiz bu süreç AKP rejiminin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine, buğdayın tüccarın elinde serbest piyasaya endekslenmesine, ithalata dayalı hammadde ve girdi tedariğine dayanan tarım ve gıda politikalarının iflas ettiğini apaçık şekilde bir kez daha göstermektedir. 

Buğday Ülkesine Ekmeği Lüks Kılan Gıda Sistemine Son Verilmeli!
Kur baskısı ve şirket hakimiyeti altında çiftçiyi üretemez; halkı ekmek, şeker tedarik edemez hale getiren koşulların acilen ortadan kaldırılması için; 

Un, şeker gibi temel gıda ürünlerinin üretim ve tüketimine yansıyan tüm vergiler sıfırlanmalı. 

Temel gıda maddelerinin fiyatları sabitlenmeli. 

Geçimlik tarım yapanların tüm elektrik, su ve Ziraat Bankası borçları silinmeli. 

İthalatçı şirketlerden başka kimseye faydası olmayan gümrük vergisi indirimlerine son verilmeli. 

Üreticilere verilen teşvik primi sertifikalı tohum dayatmasından kurtarılmalı ve üretimi sürdürmeye yetecek seviyelere çekilmeli. 

Gıda krizinin aşılması için köylü tarımı desteklenmeli ve yaygınlaştırılmalı.