Eğitim Çalıştayı Sonuç Metni

Haber

SOL PARTİ EĞİTİM ÇALIŞTAYI SONUÇ METNİ

  • AKP-MHP iktidarının tüm alanlarda yarattığı kriz ortamı eğitim alanını da çözümsüzlüklerle kuşatmıştır. İdeolojik, kültürel, ekonomik çöküş ve çözülme içerisindeki tek adam rejimi, 20 yıllık süreç sonunda yoksul halk çocuklarının laik ve kamusal eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırmış, eğitimi erişilemez hale getirmiştir. Eğitim hakkı ihlallerinin sınıfsal boyutu artık siyasi iktidarın kelime oyunları ile gizlenemeyecek kadar açık seçik ortadadır. Sol Parti, eğitim mağduru emekçilerin aşağıdan örgütlenmesi, yaşanan mağduriyetlerin eğitimin özneleri tarafından somut taleplere dönüştürülmesi ve eşit, kamusal, laik eğitim hakkı mücadelesi için inisiyatif alacaktır. Gericilik ve piyasalaşma kuralları ile yönetilen eğitim sisteminin temelinde yatan eşitsizlik politikalarının sınıfsal boyutunu yaşam alanlarında açığa çıkaracak; laikliği, eşitliği, bağımsızlığı kazanma ekseninde bir mücadelenin örgütlenmesi için çaba gösterecektir.
  • Eğitim alanında özellikle 12 eylül’le gelişen ve salgın süreciyle giderek derinleşen tahribat ve yıkım politikalarına karşı verilecek mücadele, ancak sosyalist Sol’un bağımsız örgütlenme ve kurucu muhalefetine dayanan bir hat üzerinden ve eğitim alanının mağdur ettiği tüm kesimler yanında siyasal, sendikal dinamiklerle birlikte, bütünlüklü, kolektif ve katılımcı bir eksende verilebilir. 
  • Eğitim ticari mal değil, haktır. Eğitim ile çocuklarımız bilişsel kazanım olan akademik başarı ötesinde zihinsel, fiziksel, estetik ve sosyal gelişimlerini tamamlarlar. Eğitim hakkına erişimin engellenmesi büyük bir insanlık suçu ve hukuk gaspıdır. İktidarın ideolojik hegemonyası ile ülkemizde eğitim hakkına erişimin engellenmesi, artık adeta kanıksanır hale gelmiştir. Bugün siyasal İslamcı iktidar eşitsizliklere dayanan neoliberal eğitim politikalarıyla kendi suretinde bir eğitim sistemi yaratmış durumdadır. Bu yolla, bireyin kendinde taşıdığı insani varoluşu geliştirmek ve nitelikli eğitime ulaşmasını sağlamak yerine, öğrenciler ve okullar arasında derin nitelik farklılıkları oluşturarak toplumdaki sınıfsal ayrışmayı derinleştirmiştir. Kapitalist sistem, eğitimde uygulanmakta olan neoliberal politikaları hayata geçirirken, öncelikle merkezi sınav sistemini araç olarak kullanmaktadır. Sınav merkezli yapı ise eğitimin anlamını ve işlevini dönüştürmektedir. Neoliberal kapitalist sistemin eğitim politikasında eğitim için sınav değil, sınav için eğitim vardır. Sınav merkezli eğitim ezberci, dogmatik öğretiler, başarısızlık kaygısı gibi nedenlerle önemli pedagojik sorunlar yaratmakla birlikte, buraya indirgenemeyecek kadar derin sorunları da beraberinde getirir. Sınav merkezli eğitim, eğitimin dinselleştirilmesinden piyasalaştırılmasına, okullar arası kutuplaşmadan yoksul halk çocuklarının nitelikli eğitime erişim olanaklarının ortadan kalkmasına kadar pek çok sorunu yaratan ya da derinleştiren bir mekanizmadır. Bu temel sorunla, salt sınavların kaldırılması talebi doğrultusunda mücadele verilemez. Sol Parti, ‘’Sınav Merkezli Eğitim Sistemi İle Mücadele’’ başlığında bir politika geliştirerek konuyu tartışmaya açacak, toplumda konu ile ilgili farkındalığı yükseltme mücadelesi verecektir.
  • Eğitim laik, kamusal ve bilimsel olmalıdır. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında saltanat kaldırılıp, öğretim birliği yasası üzerinden laik ve bilimsel eğitime yönlenme ile karma ve parasız eğitime geçilirken, ‘’ fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirilmesi’’ ideolojisi hedeflenmişti. Ancak 1946’lardan itibaren emperyalist ülkeler, geri kalmış ülkelere gerici ve piyasacı eğitimi dayatmaya başladılar. Girişimci, rekabetçi, gerici öğrenci yetiştirme politikalarıyla vakıf üniversiteleri ve özel okullar açılması, imam hatip okullarının sayısının hızla arttırılması, okulların protokollerle cemaaat ve tarikatlara terkedilmesi şeklindeki uygulamalar ‘’dindar ve kindar nesil yetiştirme’’ projesi ile eğitimin paralı hale dönüştürülmesi projelerinin birlikte yürütüldüğü bir süreç olarak ortaya çıktı. Özel okul patronları siyasi iktidar ve yandaş medya tarafından desteklendi. Pek çok akademik okul imam hatiplere dönüştürülmeye çalışılarak laiklik hedef alındı. Bugün İmam Hatiplerde pansiyonlu okul oranı yüksek, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı düşüktür. Talep olmamasına rağmen İmam Hatipler özendirilmektedir. Birbirini besleyen gericilik ve piyasacılık uygulamalarıyla laiklik ve kamusallık ilkeleri her geçen gün daha fazla yıkıma uğramakta, etnik, dinsel, cinsiyetçi temelde çeşitli ayrımcı siyasal politikalarla toplum kutuplaştırılmaktadır. Toplumsal desteğini kaybederek çürümüş olan iktidarın dinci ve piyasacı politikalarına karşı, Sol Parti toplumda yükselen laik, parasız, bilimsel eğitim talebinin açığa çıkması için okulların imam hatiplere dönüştürülmesi uygulamalarına ve eğitim sorunlarına karşı dayanışma ve mücadele pratikleri geliştirecek, eğitimin özneleri ile buluşarak siyaseti toplumsallaştıracaktır. 

 

  • Salgınla birlikte eşitsizlik politikaları eğitime erişim sorununu derinleştirdi. Kapitalizmin 2007’de başlayan krizi, pandemi ile daha fazla hissedilir hale geldi. Bu süreçte salgın koşulları bahane edilirken, yoksul halk işsizliğe ya da güvencesiz ve salgın riski altında çalışmaya mahkum edildi. Egemen sınıf ise tam tersine finansal gücünü birkaç kat yükseltti. Bu durumun okullara yansımasının en önemli göstergesi okullaşma oranlarının düşmesi, okul terklerinin artmasıdır. MEB verileri, geçen yıla göre pandemiden kaynaklı okula giden öğrenci sayısının 156 bin azaldığını göstermektedir. Siyasal iktidar, salgına yönelik hiçbir önlem almayarak eşitsizliklerin derinleşmesine ve yoksul halk çocuklarının eğitim hakkının ihlal edilmesine zemin hazırlamış, salgın yönetimindeki sınıfsal tercihini açığa çıkarmıştır. Uzaktan eğitime 6 milyon öğrenci yoksulluk ya da dezavantajlı durumlar nedeniyle erişememiş, öğrenme kayıpları giderilememiş, eşitsizlikler sınıfsal uçurumları daha da derinleştirmiş, çocuklar ağır psikososyal sorunlarla okul terklerine sürüklenmişlerdir. Bugün yüz yüze eğitim, salgın yaşanmamış gibi sorunların hiç biri çözülmeden, telafi eğitimleri yapılmadan, okul terklerinin nedenleri araştırılmadan sürdürülüyor. Sol Parti eğitim hakkını yok sayan, ‘’paran yoksa okuma’’ anlayışıyla kulağının üzerine yatan, piyasacı, gerici siyasetten hesap soracaktır. 
  • Köylerde okul sorunu çözülmek zorundadır. 2002’den bu yana 20 bine yakın yakın köy okulu kapatıldı. 250’ye yakın bölge okulu kapatıldı. MEB sorunla ilgilenmeyerek bile isteye geçmişte ve salgın sürecinde köylerdeki eğitim sorununun bizzat yaratıcısı oldu. Öğrenciler taşımalı eğitime, yatılı okullara, açık öğretim sistemine ya da okullaşmadan vazgeçerek eğitimsizliğe mahkum edildiler. Her biri ayrı bir sorun olan bu seçeneklerle yurttaşlık haklarından da, çocuk haklarından da, geleceklerinden de mahrum bırakıldılar. Çocuklar taşımalı eğitim ile güvenli olmayan koşullarda onlarca kilometreyi kat etmek durumunda kalıyor ya da hiç taşınamıyor. Servis güvenliği yönetmeliği 3 kez ertelenerek çocuklar kaza durumlarında ölüme terkedilmiş oldu. MEB sorumlu ve suçludur. Yurtlara ve pansiyonlu okullara yatırım yapılmadığından yatılı okul seçeneği de, çocukları pansiyonlu imam hatip okullarına, Aladağ sorununu bize hatırlatan tarikat yurtlarına mecbur bırakmaktadır. Bir diğer seçenek açık öğretim gösterilmektedir. Ancak açık öğretim, eğitim modeli olarak kabul edilemez. Sol Parti çocuklarımızı tarikat yurtlarına, eğitimsizliğe, mağduriyetlere ve okul terklerine mahkum eden bu sisteme karşı, okullar arasındaki nitelik farkının kalkması, tüm özel okulların kamulaştırılması, ihtiyaçları giderilmiş köy okullarının açılması, tüm çocuklarımızın nitelikli laik kamusal eğitim hakkından yararlanabilmesi mücadelesinde halkımızın yanındadır.
  • Mültecilerin eğitime erişimi oldukça sınırlıdır. Mülteci çocuklar genelde meslek liselerinde ucuz iş gücü statüsünde eğitim alabilmektedir. Sol Parti mülteci çocukların eğitime erişiminin, devam edebilmesinin ve eğitimlerini tamamlayabilmelerinin mücadelesini sürdürecek, mülteci veya sığınmacıların anadillerine, kültür, tarih ve coğrafyalarına yabancılaştırılmalarına izin vermeyecektir.
  • Üniversiteler nitelikli ve özerk olmalı, öğrencilerin talepleri yerine getirilmelidir. Siyasal iktidarın ‘’Her ile bir üniversite’’ şeklinde ifade ettiği projesi, üniversiteleri bilim yapılan ve bilim öğretilen kurumlar olmaktan çıkarmakta, karşılığı olmayan referanslarla (diploma) eğitime olan saygı ve beklentiyi zedelemektedir.  Yerleştirme istatistiklerine göre bin bölümden fazlasında on kişi veya altında öğrenci yerleşmiştir. Bunların tamamı devlet üniversitesidir. Eğitimin anlamı ortadan kaldırılarak gençler üniversitelerden uzaklaştırılmaktadır. Öğrenciler niteliksiz, gelecek vadetmeyen üniversitelerde okumak yerine üniversite tercih etmemeyi seçmektedirler. Bugün eğitim fakültelerinden mezun olup ataması yapılmayan öğretmen sayısı 1 milyona ulaşmıştır. İktidarın umursamadığı atama sorunu artık kangren haline gelmiştir. 
  • KYK yurt kapasitelerinin düşürülmesi ve zamlar barınma sorununun temel nedenidir. Kamusal eğitim kapsamında ele alınması gereken öğrenci barınması piyasanın ve bu piyasaya egemen olan cemaatlerin insafına terkedilmiştir. İktidarın yurt politikası eğitimin piyasalaştırılması politikalarının bir parçasıdır. En ucuz yurtlar tarikatlara, cemaatlere açılmıştır. Devlet bilinçli şekilde yarattığı yurt boşluğunu tarikatlara doldurtmaktadır. Sol Parti öğrenciler için yeterli sayıda ve kapasitede yurt yapılması, yurt işletmelerinden tarikat ve cemaatlerin tasfiye edilmesi, kiralardaki fahiş fiyatlara karşı önlem alınması, KYK burslarının yeterli seviyeye çekilmesi, mezun olduktan 6 ay sonra iş bulamadıkları koşullarda KYK kredilerinin silinmesi, üniversitelerin bağımsızlığının korunması mücadelelerinde gençlerimizle dayanışma içerisinde olacaktır. 
  • Sol Parti dayanışma ve mücadele pratikleri üzerinden eşit, özgür, laik, bilimsel eğitim mücadelesi verecek, halkımızla birlikte yerellerde kolektif, katılımcı ve kurucu bir siyasetin zeminlerini yaratmaya çalışacaktır.  



SAVAŞ ÇÖZÜM DEĞİL!

Atılan sayısız bomba, kaybettiğimiz binlerce insan yıllarca toplumu birbirine düşman etti.

21.11.2022

Ankara Kongresi

2. Olağan Ankara Kongresi

08.11.2022