Gümrük vergisi indirimleri son bulmalı, yerel üretim güçlendirilmeli!

Haber

Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan karar ile buğday, arpa ve mısır ithalatında gümrük vergisi 31 Aralık 2020’ye kadar sıfırlandı. İthalatta gümrük vergisi indirimleri, gıdayı serbest piyasa karşısında korumasız, savunmasız bırakmaktadır. İddia edildiği gibi enflasyon düşürücü bir etkisi yoktur. Gıda enflasyonunun sebebi yanlış tarım politikalarıdır. Neoliberal, piyasacı, şirketleri destekleyen tarım politikası değişmediği sürece gıdaya ilişkin sorunlar çözülemeyecektir.

Gümrük vergisi indirimi üreticiyi olumsuz etkiler

Kararın alındığı dönem buğdayın piyasaya sürüldüğü döneme denk gelmektedir. Böyle bir dönemde piyasaya ithal ürün sürmenin yerel üretime, üreticiye olumlu bir etkisi olması mümkün değildir. Aksine, bu türden kararlar gıdayı, piyasa manipülasyonuna açık hale getirmektedir. Böylece üreticiyi piyasa karşısında güvencesizleştirir. Yerel üretim güçlendirilmek isteniyorsa, gıda ithalatında gümrük vergisi indirimleri son bulmalı, üreticilere verilen teşvik primi sertifikalı tohum dayatmasından kurtarılmalı ve üretimi sürdürecek yeterli seviyelere çekilmelidir.

Tüketiciye fiyat artışı olarak yansıyacaktır

Enflasyonu düşürme bahanesiyle öne sürülen bu türden indirimler gıdada fiyat artışını durduramayacağı gibi stoklama gibi piyasa mantığına dayanan faaliyetlerin önünü açarak fiyat spekülasyonu beraberinde getirecektir.

Şirketleri güçlendirecektir

Gümrük vergisi indiriminden karlı çıkan tek kesim şirketler ve onların yönettiği piyasalardır. Tüketiciye daha pahalı ürün, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı ve yalnızca piyasa aktörlerini güçlendirecek bu türden uygulamalar derhal son bulmalı.

Gıda sistemini değiştirelim: gıda egemenliğini büyütelim!

Bu uygulama piyasa güdümlü tarım politikalarının, halkı yalnızca zarara uğratacağını gösterir. Yıllardır uygulanan neoliberal politikalarla devletin piyasa üzerindeki denetleyici etkisi sıfırlanmıştır. İktidarların uyguladığı politikalar küçük üreticileri üretimi bıraktırma, şirketlerin gıdadaki  kontrolünü arttırma işlevi görmüştür. Yerel üretimin güçlenmesinin, fiyatların üretici ve tüketici lehine belirlenebilmesinin bir tek yolu vardır: Halkın gıdaya, gıda sistemine egemen olması. Bunun için üretici ve tüketicilerin gıda egemenliği etrafında örgütlenmesinden başka bir seçeneğimiz yoktur.

 

SAVAŞ ÇÖZÜM DEĞİL!

Atılan sayısız bomba, kaybettiğimiz binlerce insan yıllarca toplumu birbirine düşman etti.

21.11.2022

Ankara Kongresi

2. Olağan Ankara Kongresi

08.11.2022