Daha Fazla Sömürme Hırsı Öldürüyor

Haber

İŞ CİNAYETLERİNİN OLMADIĞI BİR ÜLKEYİ BİRLİKTE KURALIM!

3 Mart 1992 tarihinde meydana gelen ve dönemin dünya madencilik tarihinin en büyük faciası olarak kayda giren Kozlu maden faciası üzerinden 29 yıl geçti. Faciada hayatını kaybeden madencileri İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Gününde saygıyla anıyoruz. 

Aradan geçen zaman, iş cinayetleri ve işçi katliamlarının artarak devam ettiği bir dönem oldu. Şantiyeler, hastaneler, bürolar ve fabrikalar meslek hastalıkları ve iş cinayetleri gölgesinde evine ekmek götürmeye çalışan emekçilerin hayatta kalma mücadelelerinin mekanı olmuş durumda. 

13 Mayıs 2014 Soma maden faciasında 301 emekçi, 6 Eylül 2014 Torunlar Center asansör faciasında 10 emekçi, 4 Kasım 2014 Yalvaç faciasında 18 emekçi, 28 Ekim 2014 Ermenek maden faciasında 18 emekçi, 17 Kasım 2016 Şirvan maden faciasında 16 emekçi, 17 Ekim 2017 Şırnak maden faciasında 8 emekçi, 3 Temmuz 2020 Sakarya Hendek havai fişek fabrikası faciasında 8 emekçi…. Ülkemizdeki işçi katliamlarının bazıları karanlık tabloyu gözler önüne sermeye yetmektedir. 

Sermaye sınıfına tanınan sınırsız ve dizginsiz sömürü koşulları her gün emekçilerin hayatına mal olmaktadır. İnsan hayatını kardan değersiz gören anlayış ülkemizi işçi mezarlığına dönüştürmüş durumdadır. İLO ve SGK istatistikleri mızrağın çuvala sığmadığını göstermektedir. Resmi istatistik denildiğinde, Sağlık Bakanlığı’nın Covid-19 verileri ile nasıl oynadığı, gerçeği gizlemek adına ne tür rezillikler yapıldığı unutulmamalıdır. Buz dağının görünen yüzünü ifade eden SGK iş kazası ve meslek hastalıkları verilerine göre 2019 yılı içerisinde 422.873 iş kazası gerçekleşmiş ve 1.149 emekçi hayatını kaybetmiştir. Aynı kaynağın verilerine göre iş kazalarına bağlı olarak 2015 yılında 1.252, 2016 yılında 1.405, 2017 yılında 1.633, 2018 yılında 1.541 emekçi hayatını kaybetmiştir. Sendikalar ve meslek odalarının araştırmaları bu rakamların gerçeği yansıtmadığı ve rakamların çok daha yüksek olduğunu ifade etmektedir. 

Saray iktidarı sermaye sınıfının menfaatlerini korumak için elinden geleni yapmaktadır. Gurur tablosu olarak ortaya koydukları mega projeleri ülke bütçesini yağmalamak, doğa ve yaşam alanlarımızı talan etmekle birlikte yapım aşamaları emekçilerin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. 3. Köprü yapımında 8 emekçi, 3. Havalimanı yapımında 52 emekçi, Kuzey Marmara Otoyolu yapımında 8 emekçi hayatını kaybetmiştir. Diğer projelerde ise kaç emekçinin hayatını kaybettiği bilinmemektedir. Soma Katliamı davasında tutuklu sanık kalmamış durumdadır. Sanıklara ceza veren Yargıtay 12. Ceza Dairesi heyeti değiştirilmiş ve yeni heyet verilen kararı bozmuştur. Karar, emeğe ve insan yaşamına verilen değer açısında ibret vesikasıdır. Adalet sisteminin de sermayeden yana olduğunun göstergesidir. 

Çalışma yaşamını düzenleyen kanunlar sermaye iktidarını sağlamaya yöneliktir.  Başta 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu olmak üzere iş yasaları, çalışanların hakkını korumaktan çok uzaktır. Mevzuat işverenlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirilmiştir. Esnek, kuralsız çalışma ortamı ve taşeronluk sistemi sürdüğü müddetçe iş cinayetleri artarak devam edecektir.  

İş cinayetleri kader değildir. Önlenebilir olan ve göz göre göre gelen faciaların adı kaza değil, cinayettir. İş cinayetlerinin son bulması için, işçi ve emekçilerin söz ve karar sahibi olduğu, sömürüyü sonlandırıp, insanca bir yaşam ve düzen kurma mücadelesini büyütmekle mümkün olacaktır. İş cinayetlerinin olmadığı bir ülkeyi emekçiler kuracak.  

TARİKATLAR İKTİDARINI DEFEDELİM

ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİ İÇİN

07.12.2022

SAVAŞ ÇÖZÜM DEĞİL!

Atılan sayısız bomba, kaybettiğimiz binlerce insan yıllarca toplumu birbirine düşman etti.

21.11.2022