1 MAYIS

Blog Single

Salgında da yoksullar, işçiler, emekçiler ölüyor. Kayıtlara bir rakam olarak düşülen emekçi binler, on binler, yüz binler yer yüzünün her yerinde hayatını kaybediyor.

Yoksullar, emekçiler, işçiler sağlıklı beslenme, barınma koşullarına sahip değil; sağlık hizmetlerine erişim olanakları zayıf ve virüsün ölüm saçtığı bugünlerde de evlerinde kalabilme olanaklarına sahip değil!

İktidarlar kaynakları ekonominin güvenliği adı altında şirketleri kurtarmak için harcıyor. Emekçiler ölüm pahasına ve karın tokluğuna çalışmak zorunda. İşini kaybedenlerin ya da ücret kaybına uğrayanlar ise kirasını, faturalarını ödeyemez durumda.

İşte o yüzden bu düzende virüs de emekçi halkı öldürüyor!

Ülkemizde durum ise giderek kötüleşiyor. İşsizlik şimdiden 10 milyonlara yaklaştı. İşini kaybedenler için aylık 1187 TL ayrıldı. Ücretini kaybeden emekçilerin gıda başta temel ihtiyaçlarını karşılayacak hiçbir düzenleme yapılmadı. Ücretli izin uygulanarak emekçilerin evde kalması için tedbir alınmadı.

Böyle bir kriz karşısında iktidar, halka IBAN göndererek kısa mesajla para toplamaya çalışmaktan kolonya ve (çoğunluğa halen ulaşmayan) 5 maske dağıtımını yapmaktan öte halk için hiçbir adım atmadı. İşte, şimdilerde başarı hikayesi diye övündükleri bundan başka bir şey değil!

İktidar tüm gücünü muhalefeti sınırlandırmak, toplumun kendi sorunlarına çözüm için geliştirdiği dayanışma ağlarını kırmak için kullanıyor. Baskı ve zorla birlikte Diyanet eliyle toplum din ve mezhep ekseninde kutuplaştırılmaya çalışıyor. Çünkü, onların derdi maskenin dahi sadece Erdoğan’ın emriyle alınabildiği köhne tek adam diktasını sürdürmek!

Ama dayandıkları bu kapitalist sistem de kurdukları karanlık rejim de çürüdü, çöküyor! Şimdi, yepyeni bir hayat ve yeni bir toplumsal düzen için harekete geçme zamanıdır! Salgında da gördük ki değiştirmenin yolu örgütlü bir toplumla mümkün.

Ülkemizde ve dünyanın her yerinde en zor zamanlarda örgütlü dayanışma ağlarımızla hayatta kalabileceğimiz gördük. Hayata onu üreten emekçilerin can verdiğini gördük. Tohumu ve toprağı yeşertenlerden fabrika bacalarını tütürenlere; market ve kargo işçilerinden çağrı merkezlerine görünmeyen milyonlar işte BİZİZ HAYATI YARATAN!  

1 MAYIS 2020, bu zor koşullar altında da olsa hayatı yaratanların yeni bir hayatı örgütleme çağrısıdır!

Mahallemizde, sokağımızda, iş yerimizde hayatın her alanında örgütlenmek için harekete geçiyoruz. İnsanın paradan daha değerli olduğu, sağlığın alınıp satılamadığı, herkesin sağlıklı gıda ve barınma hakkına sahip olduğu, emeğin ölümle yaşam arasındaki ince çizgice kölece çalışmak zorunda kalmadığı, tüm kararların tek kişi tarafından değil halkın kendi sözü ve kararıyla alındığı gerçekten demokratik, tam bağımsız, eşit ve özgür bir ülkeyi kurmak için şimdi dayanışma zamanı, şimdi mücadele zamanı, şimdi örgütlenme zamanıdır!

1 Mayıs 2020, meydanları, sokaklarımızı dolduran gür sesimizi bulunduğumuz her yerde, balkonlarımızda, pencerelerimizde birleştirme günüdür. Yeni bir hayatın yıldızını elden ele, dilden dile ülkenin dört bir köşesinde dalgalandırma günüdür.

1 Mayıs 2020 bir başlangıç ve hayatın her alanında daha büyük bir kararlılıkla mücadele ve örgütlenme çağrısıdır.

Sözünüz mücadelemizdir! Yepyeni bir hayat için yan yana gelelim, örgütlenelim!

Örgütleneceğiz, gücümüzü, becerilerimizi ve üretken ellerimizi yeni bir hayatı kurmak için kullanacağız.  
1 Mayıs 2020 bir başlangıç ve hayatın her alanında daha büyük bir kararlılıkla mücadele ve örgütlenme çağrısıdır.

Mücadeleye hazırız! Yaşasın
1 Mayıs! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!